Arkadaşlar,bloğuma hoşgeldiniz.
Tüm ergenlik çağını akne ve sivilce ve hatta bunların izleriyle geçirmiş biri olarak bu konuda çok fazla bilgi ve tecrübeye sahip olduğumu söyleyebilirim. Hiçbir zaman beni rahat ettiren,kendisini düşünmeyeceğim,pürüzsüz bir tek günüm olmadı. (bunlar hergün düşündüğüm saçma sapan şeylerdi!).Ancak derler ya,şimdiki aklım olsaydı kafama bu kadar takmazdım ve hatta doktorlara da bu kadar çok paralar harcamaz ve binbir türlü farklı yöntemle cildimi harap etmezdim...
Şimdi herşeyden önce,ben tabi ki doktor değilim ancak sivilce ve akne problemini dibine kadar yaşamış ve hala ayın belli günlerinde(!) bundan muzdarip bir birey olarak söyleyebileceğim birkaç önemli nokta var, sonra da sizlere benim cildime iyi gelen sivilce,akne,yağlı cilt bakım ürünlerimden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle,bu tür sorunlarda gerçekten ilk yapmanız gereken, ne aşamada bir akne problemi yaşadığınızı iyi tespit etmek, eğer birkaç küçük sivilceniz,birkaç siyah noktanız,bölgesel yağlanmanız varsa, inanın kafaya takmaya değmez,bunları birkaç basit ürünle yenebilirsiniz. Gerçekten büyütüp kendinizi harap etmeyin,aşağıda anlatacağım ürünler ya da bunlara eşdeğer size iyi gelebilecek başka ürünlerle bu sorunu kolayca çözebilirsiniz.
Eğer çok ama çok ciddi bir akne problemi yaşıyorsanız,yani yüzünüzün hemen her yeri akne ile kaplı gibi,ya da vücuda yayılan bir akne problemi gibi bir durum sözkonusu ise,yapmanız gereken ilk şey,araştırıp iyi bir dermatoloğa görünmek. Şunu söylemeden geçemeyeceğim,hayat tarzımızın ve yediklerimizin akne üzerinde oldukça fazla ekisi var,yeme düzeninizi değiştirmeniz,örneğin çok fazla junk food yiyorsanız, sağlıklı beslenmeye geçiş yapmanız,hiç egzersiz yapmıyorsanız açık hava sporlarına yönelmeniz(açık havada yürüyüş ya da bisiklet gibi) ya da sigara kullanıyorsanız bunu bırakmanız gibi şeylerin akne üzerinde inanılmaz etkisi olacağını size garanti ederim.Eğer siz çok fazla birşeyleri kafasına takan biriyseniz,aknenin bununla da çok ilgisi olduğunu düşünüyorum,biraz rahatlamanın kimseye zararı olmaz,lütfen önce kendinizi OLDUĞUNUZ GİBİ SEVİN! sonra çaresini aramaya başlarsınız, ama öncelikle durumu olduğu şekliyle kabullenin,etrafınıza bir bakın,bunu yaşayan çooook fazla insan var, siz yalnız değilsiniz,akne ya da sivilce sizi daha çirkin ya da daha az çekici yapmaz,böyle olduğunu düşünen arkadaşlarınız varsa da onları hayatınızdan uzaklaştırın,kışkış:) Bu işi çözmek önce olumlu bakış açısı ile başlar,kendinizden nefret etmeyin,lütfen ve lütfen.Bunu uzunca bir süre "kendimden nefret ediyorum,yüzümden nefret ediyorum" diye ağlayıp duran bir ablanız ya da kardeşiniz söylüyor,keşke 18 yaşında bu kafada olsaydım da boşuna vakit kaybetmeseydim,ama siz eğer bu durumdaysanız, 1 dakika durup,ya acaba mı ,yoksa bu kadar da ciddi bir problem değil mi,takmasam mı,diyorsanız,hah işte doğru yoldasınız arkadaşım,aman diyim. Lütfen,sonra boşa geçen zaman geri gelmiyor.
Neyse,bu kadar psikolojik danışmanlık yeter:) gelelim benim uyguladığım yönteme,ben çok ağır akne problemi olan birisi değildim,sadece kendimi öyle ZANNEDİYORDUM,bu nedenle de çok falza doktor gezdim,hemen herkesin önerdiği losyonlar,kremler ,solüsyonlar derken,şu çok ünlü Roaccutane ilacını da kullandım,ve bende müthiş baş ve kas ağrıları yaptı,cildimi bir süre için gerçekten pürüzsüz yaptı diyebilirim,hayatımda ilk defa korkmadan güneş ışığında cildimi gösterebildim ve fondotensiz ya da sivilce kremsiz dışarıya çıkabildim. Ancak ilacı bıraktıktan bir süre sonra yine sivilceler tekrarladı,eskisi kadar olmasa da yine de sorun bitmemişti (benim gözümde),bak burası çok önemli,iyi oku! Sonra birgün teyzemlerde oturuyoruz,ben yine cildimden şikayetçiyim,ya işte geçmedi yine çıktılar vs falan, eniştem dedi ki,sende sivilce mi var,hani nerde,ne zaman oldu ki!?? Ben tabi şoktayım,sivilce kabusundan hayatım kararmış,nice güzel günlerim heba olmuş falan,ama o böyle diyince diğerleri de ona katıldılar ve ben farkettim ki,bende sivilce problemi falan yok! Yani o anlamda yok,büyüttüğüm kadar yok,buna harcadığım vakti ve bitmez tükenmez endişelerimi anlatamam. O günden sonra sadece kendi güzel yönlerimi öne çıkarmak için çaba sarfeder oldum,cilt bakımıma,beslenmeme ve de tabi ki kullandığım makyaj ürünlerine ve onları ne şekilde kullandığıma çok ama çok dikkat ettim,yani zamanımı oflayıp puflamaya değil,doğru ürünleri bulmaya harcadım. Çünkü meğersem çok aşırı hassas ve alerjik bir cildim varmış,dış etkenlerden ,bazı makyaj malzemelerinden ve ürünlerinden,hatta çok tüylü kazaklardan bile etkilenen bir cilt.Kısacası ben kendime ve alışkanlıklarıma dönüp baktığımda yaptığım yanlışları keşfettim ve bunları düzelttim. Şimdi problem yaşadığım olmuyor mu,oluyor ancak çok nadir,ya da ayda bir,nedenini ve nasıl düzelteceğimi bildikten sonra DERT ETMİYORUM!
Şu ürünler bana çok iyi geliyor ve hergün kullansam da bir sorun yaratmıyor:
Avene (müthiş bir markadır,her cilt tipine uygun ,her tür cilt
problemine uygun ürünleri var,eczanelerde ya da kozmela gibi internet
sitelerinde daha uygun fiyata bulabilirsiniz. La Roche Posay de muadil bir markadır ancak ben şahsen Avene'den müthiş memnunum ve senelerdir kullanıyorum.Bu solda gördüğünüz ürün akneli ve yağlı ciltler için temizleyici jel,suyla ıslatarak köpürtülüyor,sabah akşam kullanıma uygun,akneler üzerinde son derece etkili ve ciltteki yağlanmayı da ortadan kaldırıyor,ben bunu sivilcem olmadığı zaman bile, akşamları makyajımı temizlemek için kullanıyorum çünkü derinlemesine bir temizlik sağlıyor,mevcut tahriş olmuş sivilceleri ise kesinlikle daha fazla azdırmıyor,tam tersine yatıştırıyor.
Bunun hemen üstüne,cildi bir kağıt havlu ile pıt pıt hafifçe kuruluyorum,akneli ciltler için kumaş ev havlusu önermiyorum çünkü bunları hergün değiştirsek bile yine de bakteri ürer, hele ki başkasının havlusunu asla ama asla kullanmıyprum! Kullan at kağıt havlu en güzeli. Sonra cildime,özellikle akne üzerine bir pamuğa BOLCA! döktüğüm gülsuyunu sürüyorum,bu benim için sivilce silici gibi birşey,eğer çok yangılı ve inatçı bir sivilce ise gülsuyu ile komple ıslatılmış pamuğu sivilce üzerinde 10 dk kadar bekletiyorum,sonra temiz başka bir pamuğu tekrar bol gülsuyu ile ıslatıp sivilceye kompres yapıyorum,bu işlemi gece yapıyorum ki sabaha sivilce geçmiş olsun ya da en azından o en kötü hali geçmiş olsun,üzerine ise tüm cildime Avene Termal suyu sıkıyorum ve cilt henüz nemli iken, kurumadan yani, nemlendiricimi sürüyorum ve cilt komple bunu kendi kendisine 1-2 dakikada emiyor. Kullandığım nemlendiriciyi yazmıştım,birkaç yazı öncesinde var, Yves Rocher Marka, ancak uzun seneler Avene nemlendirici kullandım, Hydra Legere serisi.
Gelelim lokal sivilce bakımına,gülsuyu ile hala geçmemiş inatçı bir sivilce varsa,bu kez üzerine aşağıda gördüğünüz sivilce kremlerinden birini,sadece sivilce üzerine gelecek şekilde yaymadan yerleştiriyorum.Yves Rocher olanı daha önceki yazılarımda detaylı anlatmıştım. Diğeri La Roche Posay markasının ,Effeclar A adlı kremi. Bunu çok zorda kalmadıkça kullanmıyorum çünkü adeta sivilce olan yeri ve altını bile kabuk kabuk kaldırıyor, sicilceyi yoketmesi açısından iyi ancak cildimi de soyuyor,pek tercih etmiyorum. Son çare olarak elimin gittiği bir ürün diyebilirim. Bu tür ürünleri çok hafif dağıtabilirsiniz ama abartmayın,çünkü amaç sivilceyi eritmek,yoketmek,bunlar biraz daha güçlü ürünler olduğu için sivilce olmayan bir bölgede kaşıntı,dökülme vs yaşamak istemezsiniz.
İşte böyle canlar,umarım yazımın sizlere faydası olur. Keşke bana da bunları söyleyen birileri olsaydı,bunca vakit kaybetmezdim. Sivilce problemi dünyanın sonu değil, ve çaresi de var. Öncelikle morali yüksek tutuyoruz..Sevgiler, instagram sayfama da beklerim:) Pınar
pinarsastyle
9 Şubat 2016 Salı
Sivilce,akne,yağlı cilt..doğru ürünler ve doğru bakış açısıyla hepsinin çözümü var!
Etiketler:
acne,
akne,
avene,
beauty,
cilt bakım,
gülsuyu,
karma cilt,
laroche posay,
oily skin,
pimples,
rosense,
sivilce,
skincare,
yağlı cilt
Eyeliner tutorial by Nur Makeup,another amazing video from my fav makeup artist..
No surprise why I love watching her videos, because she explains so much little details in everything, so simply but also without boring you, so the video doesn't take forever..so pity there aren't many videos of her on youtube, please Selda ,do more of your youtube videos baby, we love watching you and learning from you. This kind of talent definitely deserves more to be followed and we want to learn more from you,pleaaaasseeeeee:)
Anyway, just follow her at instagram ,she is such an amazing person and a great talented make up artist.. Hope to meet her one day to learn more directly from her...
Nurmakeup artistry videolarını izlemeyi neden bu kadar çok sevdiğime şaşmamalı,çünkü herşeyi o kadar detaylı , ama bir o kadar basit ve lafı dolandırmadan ve insanı sıkmadan anlatıyor ki.Böylece videolar sizi baymıyor..maalesef youtube üzerinde çok fazla makyaj videosu yok o nedenle Seldacım lütfeeeeeeen bizi de düşün ve daha çok video yayınla çünkü senden öğrenmek istediğimiz birsürü şey var tatlım.Seninki gibi bir yetenek daha çok takip edilip izlenmeli ve biz daha çok makyaj tekniği öğrenmek istiyoruz.
Herneyse, hesabını mutlaka takip edin,kendisi harika bir insan ve de çok yetenekli bir make up artist,umarım birgün şahsen kendisiyle tanışıp makyaj sınıflarına katılıp direk ondan öğrenebilirim.
instagram: @nurmakeup
Sevgiler,makyajınız bol olsun:)
Pınar
5 Şubat 2016 Cuma
2 rimel biraraya gelince:) Essence ve Maybelline ürün incelemesi
Merhaba bloğuma hoşgeldiniz..
Bu akşam sizinle,bu aralar çok sık kullandığım ve çok sevdiğim 2 rimelle ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum.
Essence zaten uygun fiyatlı ürünler üreten 1 numaralı drugstore makyaj markası,benim fikrimce. Neredeyse her tür ürününü kullandım,aslında belki de marka ile ilgili ayrı bir yazı yazmak da iyi olur,çünkü çok enteresan ve her zaman bulunmayan ürünleri de var, kirpik bazı gibi mesela. Bugünkü yazımda sadece Get Big serisinden rimeli ile ilgili bilgi vermek istiyorum.
Bu serinin jumbo eyeliner'ını da kullanıyorum ve en sevdiğim,mükemmel çizgi çekebildiğim,el kontrolü harika olan bir eyeliner olur kendisi:) bu eyeliner ile yanlış çizgi çekmek neredeyse imkansız..Elimdeki bitmek üzere ve yenisini bulamıyorum,üstelik internet sitesinden satışlarında da maalesef şu anda stokta yok,umarım üretimi bitmemiştir:( internet siteleri www.renklidukkan.com bu arada...Mağazalarda bulunmayan bazı ürünleri de bu siteden satıyorlar.Mesela sorbe farları..
Gelelim rimeline, adı üstünde, kirpikleri full doldurmak üzere tasarlanmış,kocaman şişko bir fırçası olan (resimde sağ alt köşedeki) ve rengi de koyu siyah olan bir rimel bu. Yapısı dolayısıyla,kolay kolay katılaşıp kurumuyor,çok rahat 1.katın üstüne hemen ikincisini uygulayabiliyorum,bu rimel günlük dramatik makyaj için bir harika,çok ağır gece makyajını kaldırabilir mi açıkçası emin değilim,çünkü bir denemem olmadı ancak eğer hafif makyaj yapıp gözlerimi de rimelle çerçeveliyim kirpiklerim öne çıksın,ya da güzel dramatik bir günlük makyaj yapayım,şöyle 2 kat da siyah rimelimi sürüp dolaşayım,gözlerim konuşsun diyorsanız,bu rimeli şiddetle tavsiye ederim. Makyaj temizleme aşamasında da hiç üzmeyen bir ürün,iki fazlı (hani şu 2 renkli,çalkalayınca karışan)göz temizleyicilerle çok rahat çıkıyor.
2.rimel ise,uzun süre almaya direndiğim,yok canım söylendiği kadar iyi olamaz abartıyorlar dediğim bir ürün, Maybelline The Falsies,gerçekten abartıldığı kadar varmış, ben bu ürünün bu kadar kirpikleri dolgun ve simsiyah gösterceğini,kıvıracağını bilsem hiç şimdiye kadar almaz mıydım:) bu rimel benim vazgeçilmezlerim arasında artık ve ilk Gratis ya da Watsons indiriminde bundan stoklamayı düşünüyorum ciddi ciddi. Ben rimel sürerken ,alt kirpiklerimden göz altıma rimeli bulaştıran bir tipim ve ilk defa bir rimeli bulaştırmadan sürmeyi başardım,fırça gördüğünüz gibi hafif eğik,sürümü çok kolay,fırçayı ilk gördüğümde görünüşünden dolayı hayal kırıklığı yaşamış olsam da ürünü kullanınca bu algım tamamen değişti.İki rimel arasındaki en bariz fark,bana göre Essence'ın fırçası bu büyük boyuna rağmen olduk.a yumuşak, The Falsies'in fırçası ise sert plastikten.
Soldaki resimde sol gözümde Essence,sağda ise Maybelline kullandım,her ikisini de çok ama çok sevdim.Akşam yorgunluğu ziyadesiyle gözlerimden okunuyor,gözler biraz kırmızı çıkmış,umarım kusura bakmazsınız.:) Eğer bu ürünleri sizler de kullanırsanız,fikirlerinizi paylaşın..
Sevgiler, makyajınız bol olsun...
Pınar
Bu akşam sizinle,bu aralar çok sık kullandığım ve çok sevdiğim 2 rimelle ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum.
Essence zaten uygun fiyatlı ürünler üreten 1 numaralı drugstore makyaj markası,benim fikrimce. Neredeyse her tür ürününü kullandım,aslında belki de marka ile ilgili ayrı bir yazı yazmak da iyi olur,çünkü çok enteresan ve her zaman bulunmayan ürünleri de var, kirpik bazı gibi mesela. Bugünkü yazımda sadece Get Big serisinden rimeli ile ilgili bilgi vermek istiyorum.
Bu serinin jumbo eyeliner'ını da kullanıyorum ve en sevdiğim,mükemmel çizgi çekebildiğim,el kontrolü harika olan bir eyeliner olur kendisi:) bu eyeliner ile yanlış çizgi çekmek neredeyse imkansız..Elimdeki bitmek üzere ve yenisini bulamıyorum,üstelik internet sitesinden satışlarında da maalesef şu anda stokta yok,umarım üretimi bitmemiştir:( internet siteleri www.renklidukkan.com bu arada...Mağazalarda bulunmayan bazı ürünleri de bu siteden satıyorlar.Mesela sorbe farları..
Gelelim rimeline, adı üstünde, kirpikleri full doldurmak üzere tasarlanmış,kocaman şişko bir fırçası olan (resimde sağ alt köşedeki) ve rengi de koyu siyah olan bir rimel bu. Yapısı dolayısıyla,kolay kolay katılaşıp kurumuyor,çok rahat 1.katın üstüne hemen ikincisini uygulayabiliyorum,bu rimel günlük dramatik makyaj için bir harika,çok ağır gece makyajını kaldırabilir mi açıkçası emin değilim,çünkü bir denemem olmadı ancak eğer hafif makyaj yapıp gözlerimi de rimelle çerçeveliyim kirpiklerim öne çıksın,ya da güzel dramatik bir günlük makyaj yapayım,şöyle 2 kat da siyah rimelimi sürüp dolaşayım,gözlerim konuşsun diyorsanız,bu rimeli şiddetle tavsiye ederim. Makyaj temizleme aşamasında da hiç üzmeyen bir ürün,iki fazlı (hani şu 2 renkli,çalkalayınca karışan)göz temizleyicilerle çok rahat çıkıyor.
2.rimel ise,uzun süre almaya direndiğim,yok canım söylendiği kadar iyi olamaz abartıyorlar dediğim bir ürün, Maybelline The Falsies,gerçekten abartıldığı kadar varmış, ben bu ürünün bu kadar kirpikleri dolgun ve simsiyah gösterceğini,kıvıracağını bilsem hiç şimdiye kadar almaz mıydım:) bu rimel benim vazgeçilmezlerim arasında artık ve ilk Gratis ya da Watsons indiriminde bundan stoklamayı düşünüyorum ciddi ciddi. Ben rimel sürerken ,alt kirpiklerimden göz altıma rimeli bulaştıran bir tipim ve ilk defa bir rimeli bulaştırmadan sürmeyi başardım,fırça gördüğünüz gibi hafif eğik,sürümü çok kolay,fırçayı ilk gördüğümde görünüşünden dolayı hayal kırıklığı yaşamış olsam da ürünü kullanınca bu algım tamamen değişti.İki rimel arasındaki en bariz fark,bana göre Essence'ın fırçası bu büyük boyuna rağmen olduk.a yumuşak, The Falsies'in fırçası ise sert plastikten.
Soldaki resimde sol gözümde Essence,sağda ise Maybelline kullandım,her ikisini de çok ama çok sevdim.Akşam yorgunluğu ziyadesiyle gözlerimden okunuyor,gözler biraz kırmızı çıkmış,umarım kusura bakmazsınız.:) Eğer bu ürünleri sizler de kullanırsanız,fikirlerinizi paylaşın..
Sevgiler, makyajınız bol olsun...
Pınar
Etiketler:
big lashes,
essence,
eye makeup,
eyeliner,
göz makyajı,
gratis,
lash,
maybelline,
rimel,
the falsies,
watsons
My skincare routine/Nur Makeup,bu kadın bir ŞAHANE!:)This woman is just AWESOME!
If you are not following her already, I totally recommend that you do, she is not only a super make-up artist but she is also very sweet and you just want to hug her, she is that sweet:) and she has those super recipes about skin care as well. what impresses me most about her is that her being so human and natural and all...she is so much different from all that Barbie dolls and I simply love her style and I really see her as an ideal role model. Hope you guys would just follow her..
Eğer takip etmiyorsanız ,mutlaka takip etmenizi öneririm, kendisi hem süper bir make-up artist, hem de çok tatlı bir kadın,insanın içine alası geliyor, o kadar tatlı:) ve cilt bakımı ile ilgili de süper reçeteleri var, beni en çok etkileyen ise, insan oluşu, duruşu, doğallığı...tüm o diğer yapmacık Barbie bebeklerden ayrışan bir yanı var, bu kadını her yönüyle çok seviyorum ve onu örnek alıyorum. Sizin de takip etmenizi öneririm..
3 Şubat 2016 Çarşamba
Akşam cilt bakım rutinim
Merhaba arkadaşlar,yazmayınca gerçekten özleniyormuş,bu blogger'lık işini çok ama çok sevdim ben,acaba neden daha önce başlamadım:))
Benim akşam cilt temizliği ve bakımında kullandığım ürünlerin bir kısmı,bakım rutinime yeni katılanlar,bir kısmı ise sürekli bu rutinimde yer alan ürünler. Çok fazla değişiklik yapmak konusunda biraz tutucu olduğum söylenebilir,ancak özellikle blog yazmaya başladıktan sonra, mümkün olduğunca farklı ve yeni ürün denemek ve bunlarla ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmak adına,bu alışkanlığımı da kırmaya başladım,bence iyi de oldu.Çünkü bu sayede,hep aynı ürüne takılıp kalmaktan ve başka harika ürünleri keşfedememekten kurtulmuş oluyorum,tabi abartmadan..
Neyse,gelelim ürünlere..Benim olmazsa olmazım, Garnier Misel Su,makyajımın hafif olduğu günlerde tüm cildimi,büyük kare pamuklarla (2 adet tüm cilde ve boyuna yetiyor bende) sadece bununla temizlemem ve üzerine nemlendirmem yetiyor.
Ancak eğer normalden biraz daha ağır makyaj yapmışsam, özellikle de uzun saatler kalıcı olan bir fondoten uygulamışsam,mutlaka ama mutlaka misel su öncesi ya hafif bir peeling özelliği olan jel temizleyici
ya da köpüren bir jel temizleyici ile önce cildimi temizliyorum. Bu aralar Himalaya marka,bitki özlü,içinde çok minik tanecikleri olan bir jel temizleyici kullanıyorum, ürünü sanırım Gratis'ten aldım, Watsons da olabilir,emin değilim:)misssss gibi kokması dışında cildimi de çok güzel temizliyor,kokudan rahatsız olan biriyseniz,yıkayıp cildi kuruladıktan sonra koku kalmıyor,merak etmeyin:) Ben bu ürünü,hafif ıslatılmış cildime,bir cilt temizleme süngeri ile uyguluyorum,dairesel hareketlerle ve bastırmadan,sonra da ılık suyla temizliyorum.
Ben makyaj temizliğine gözlerden başlamıyorum,öncelikle yüzümü hafif ılık suyla ıslatıp,jel temizleyicimi köpürtüp makyajımı bir akıtıyorum. Bu arada göz makyajım da hafif akıyor ve çıkmaya daha elverişli hale geliyor,yani yumuşuyor. Bunu yapma sebebim, basit mantıkla gözlerimi çok fazla ovalamak zorunda kalmamak,çünkü hafif akan göz makyajı böyle çok daha kolay çıkıyor, malum göz çevresine iyi bakmak lazım,ekstradan yeni kırışıklıklar eklemek istemeyiz:) Sonrasında hemen misel su ile,bu kez küçük yuvarlak pamuk ile göz makyajımı temizliyorum. (Cildimde bir pre-cleanse,ön-temizlik yaptığım için bu kez kare pamuğa gerek duymuyorum)
Yüz ve göz makyajım tamamen çıktıktan sonra,tonik olarak gülsuyu kullanıyorum,daha önceki yazılarımda bahsettiğim Rosense benim ideal toniğim,gül suyu ciltteki leke ve sivilcelere ve de yağlanmaya da son derece iyi geldiği için tercihimi bu yönde kullanıyorum,mis kokusu da cabası:) Ardından yüzüme, nemlendirici öncesi,gözenek küçültücü serumumu ve sivilce önleyici losyonumu uyguluyorum. Bu kısım tamamen opsiyonel, ben şu anda sabah akşam bu ikiliyi uyguluyorum,çünkü cildime süper iyi geldiler,Yves Rocher marka serum ve losyon ,bu konuda işini son derece iyi yapan 2 ürün benim için,resimde zaten görüyorsunuz,ayrıca önceki yazılarımda da bunlardan detaylı bahsetmiştim...Sonrasında ise,nemlendirici kremimi sürüp cilt bakımımı tamamlıyorum.Nemlendirici olarak ise,The Body Shop Aloe Soothing Night Cream uyguluyorum. Bu ürün çok küçük bir kutuda geldi,ancak oldukça bereketli diyebilirim,hassas ciltler için uygun,bende hiçbir alerjik reaksiyon yapmadı ve cildim uygulamadan sonra bebek cildi gibi oluyor,kokusu yok,o nedenle ağır kokulu kremlere katlanamayanlardansanız, bu kremi çok seveceksiniz. Cilt yapısını onarmayı da vaat eden bir ürün,benim için bu etkiyi tam olarak yarattı diyemem,ancak daha kullanalı 2 hafta gibi bir süre oldu ve henüz bu konuda yorum yapmak için erken,ancak cildimde bıraktığı his ve yumuşaklık çok etkileyici. Uzun süre de gideceğini düşünüyorum,çünkü 2 mercimek tanesi kadarı tüm yüze yetiyor,jel kıvamlı değil,tam anlamıyla kremsi bir yapısı var, ancak yağlı his kesinlikle bırakmıyor,ki benim cildim için bu özellik çok çok önemli..
Bu akşam bakımını göz altı kremimle tamamlıyorum,ve tabi ki de bol bol su..İçerden destek olmazsa cildimiz sadece dışarıdan verdiklerimiz ile güzel ve taze olamaz, o nedenle bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
Herkese sevgiler,daha fazlası ve makyaj fotoğraflarım için instagram hesabıma da beklerim ..@pinarsastyle
Makyajınız bol olsun:))
Benim akşam cilt temizliği ve bakımında kullandığım ürünlerin bir kısmı,bakım rutinime yeni katılanlar,bir kısmı ise sürekli bu rutinimde yer alan ürünler. Çok fazla değişiklik yapmak konusunda biraz tutucu olduğum söylenebilir,ancak özellikle blog yazmaya başladıktan sonra, mümkün olduğunca farklı ve yeni ürün denemek ve bunlarla ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmak adına,bu alışkanlığımı da kırmaya başladım,bence iyi de oldu.Çünkü bu sayede,hep aynı ürüne takılıp kalmaktan ve başka harika ürünleri keşfedememekten kurtulmuş oluyorum,tabi abartmadan..
Neyse,gelelim ürünlere..Benim olmazsa olmazım, Garnier Misel Su,makyajımın hafif olduğu günlerde tüm cildimi,büyük kare pamuklarla (2 adet tüm cilde ve boyuna yetiyor bende) sadece bununla temizlemem ve üzerine nemlendirmem yetiyor.
Ancak eğer normalden biraz daha ağır makyaj yapmışsam, özellikle de uzun saatler kalıcı olan bir fondoten uygulamışsam,mutlaka ama mutlaka misel su öncesi ya hafif bir peeling özelliği olan jel temizleyici
ya da köpüren bir jel temizleyici ile önce cildimi temizliyorum. Bu aralar Himalaya marka,bitki özlü,içinde çok minik tanecikleri olan bir jel temizleyici kullanıyorum, ürünü sanırım Gratis'ten aldım, Watsons da olabilir,emin değilim:)misssss gibi kokması dışında cildimi de çok güzel temizliyor,kokudan rahatsız olan biriyseniz,yıkayıp cildi kuruladıktan sonra koku kalmıyor,merak etmeyin:) Ben bu ürünü,hafif ıslatılmış cildime,bir cilt temizleme süngeri ile uyguluyorum,dairesel hareketlerle ve bastırmadan,sonra da ılık suyla temizliyorum.
Ben makyaj temizliğine gözlerden başlamıyorum,öncelikle yüzümü hafif ılık suyla ıslatıp,jel temizleyicimi köpürtüp makyajımı bir akıtıyorum. Bu arada göz makyajım da hafif akıyor ve çıkmaya daha elverişli hale geliyor,yani yumuşuyor. Bunu yapma sebebim, basit mantıkla gözlerimi çok fazla ovalamak zorunda kalmamak,çünkü hafif akan göz makyajı böyle çok daha kolay çıkıyor, malum göz çevresine iyi bakmak lazım,ekstradan yeni kırışıklıklar eklemek istemeyiz:) Sonrasında hemen misel su ile,bu kez küçük yuvarlak pamuk ile göz makyajımı temizliyorum. (Cildimde bir pre-cleanse,ön-temizlik yaptığım için bu kez kare pamuğa gerek duymuyorum)
Yüz ve göz makyajım tamamen çıktıktan sonra,tonik olarak gülsuyu kullanıyorum,daha önceki yazılarımda bahsettiğim Rosense benim ideal toniğim,gül suyu ciltteki leke ve sivilcelere ve de yağlanmaya da son derece iyi geldiği için tercihimi bu yönde kullanıyorum,mis kokusu da cabası:) Ardından yüzüme, nemlendirici öncesi,gözenek küçültücü serumumu ve sivilce önleyici losyonumu uyguluyorum. Bu kısım tamamen opsiyonel, ben şu anda sabah akşam bu ikiliyi uyguluyorum,çünkü cildime süper iyi geldiler,Yves Rocher marka serum ve losyon ,bu konuda işini son derece iyi yapan 2 ürün benim için,resimde zaten görüyorsunuz,ayrıca önceki yazılarımda da bunlardan detaylı bahsetmiştim...Sonrasında ise,nemlendirici kremimi sürüp cilt bakımımı tamamlıyorum.Nemlendirici olarak ise,The Body Shop Aloe Soothing Night Cream uyguluyorum. Bu ürün çok küçük bir kutuda geldi,ancak oldukça bereketli diyebilirim,hassas ciltler için uygun,bende hiçbir alerjik reaksiyon yapmadı ve cildim uygulamadan sonra bebek cildi gibi oluyor,kokusu yok,o nedenle ağır kokulu kremlere katlanamayanlardansanız, bu kremi çok seveceksiniz. Cilt yapısını onarmayı da vaat eden bir ürün,benim için bu etkiyi tam olarak yarattı diyemem,ancak daha kullanalı 2 hafta gibi bir süre oldu ve henüz bu konuda yorum yapmak için erken,ancak cildimde bıraktığı his ve yumuşaklık çok etkileyici. Uzun süre de gideceğini düşünüyorum,çünkü 2 mercimek tanesi kadarı tüm yüze yetiyor,jel kıvamlı değil,tam anlamıyla kremsi bir yapısı var, ancak yağlı his kesinlikle bırakmıyor,ki benim cildim için bu özellik çok çok önemli..
Bu akşam bakımını göz altı kremimle tamamlıyorum,ve tabi ki de bol bol su..İçerden destek olmazsa cildimiz sadece dışarıdan verdiklerimiz ile güzel ve taze olamaz, o nedenle bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
Herkese sevgiler,daha fazlası ve makyaj fotoğraflarım için instagram hesabıma da beklerim ..@pinarsastyle
Makyajınız bol olsun:))
Etiketler:
cilt bakım,
cilt temizliği,
garnier,
hassas cilt,
himalaya,
karma cilt,
makyaj temizleme,
micellar,
misel,
nemlendirici,
rosense,
serum,
thebodyshop,
yağlı cilt,
Yves Rocher
28 Ocak 2016 Perşembe
The Brushh eyeliner fırçası ile makyaj uygulaması
Merhaba, ben Pınar ,bloğuma hoşgeldiniz.
Bugün The Brushh markasının internet sitesinden satın aldığım eyeliner fırçası ve Maybelline jel eyeliner ile yaptığım makyaj uygulamasından bahsetmek istiyorum. Biraz eyeliner takıntılı mıyım,evet sanırım öyleyim:))
Normalde eyeliner uygulamasını kalem eyeliner ya da dipliner ile yapmama rağmen,acaba fırça ile de ne kadar başarılı olabilirim diye araştırmalarımı yaparken,Türkiye'ye yeni gelen The Brushh (www.thebrushh.com) markasının eyeliner fırçasına denk geldim. İnternet sitelerinin dizaynını yapan Kaleydoskop (www.kaleydoskop.com.tr) firmasının sahibi arkadaşım Elif Oktav Erdemli @eoelif sayesinde kendilerinden haberim oldu. Sevgili Elifçiğim ancak çok inandığı ve sevdiği markalarla çalışır biliyorum,o nedenle güvenle fırçamı sipariş verdim. Yalnız bunda en önemli etken,canım arkadaşımın haricinde, markanın #crueltyfree ve #vegan fırçalar üretiyor olması,yani hiçbir şekilde ürünlerinde hayvanlardan faydalanılmıyor ve ürünler hayvanlar üzerinde test de edilmiyor.
Çok nazik site yönetimi, aynen sitelerinde duyurdukları gibi ilk sipariş veren 10 kişiye seyahat boyu pudra fırçası hediyesi taahhütlerini de yerine getirip,bir de hediye fırça göndermişler.
Gelelim makyaja. Fırçamın ucu çok ince ve sentetik kıllardan oluşuyor,diğer eyeliner fırçaları gibi,fakat benim gördüğüm en önemli farklardan biri,fırçanın tahta kısmının uzunluğu ve kalınlığının benim elime ve eyeliner çekme açıma göre çok optimum ölçülerde olması. Yani ben çok kullanıcı dostu bir ürün aldığım kanısındayım,umarım kullandıkça bu fikrim değişmez, şimdilik...fingers crossed:)
Ürün uygulamasına, gözümün tam kirpik dibinden ve gözümün ortasından başladım ve küçük küçük yanyana çizgiler atarak önce bana kılavuz olacak ana göz çizgimi oluşturdum. Bu ,benim üzerinde gelip gideceğim, düzelteceğim ana çizgim olmuş oldu.Sonra fırçamın ucunda kalanla (tekrar fırçaya ürün yüklemeye bu aşamada gerek yok çünkü kuyruğa geçiyoruz),gözümün kenarından,elimin açısını ayarlayarak hızlıca tek seferde kuyruk çizgimin ana hattını çektim.(göz kenarından dışa doğru) Sonra ise,şu meşhur üçgeni oluşturma ve arada kalan bölgeyi doldurma işlemine sıra geliyor ki,işte bu kritik anda bu fırçayı çok sevdim,çünkü o küçücük üçgeni hiçbir taşırma yapmadan doldurdu...Sonra çizginin üzerinde gidip gelerek istediğim kalınlıkta eyeliner çizgimi oluşturdum. Tam bu aşamada, eğer çizginizde ufak tefek pürüzler varsa,bir ince uçlu eyeliner fırça ya da dipliner ile çizginizde düzeltmeler yapabilirsiniz. Eğer benim gibi mümkün olduğunca temiz ve düz bir çizgi çekmeyi seviyorsanız,bu işlemi mutlaka yapmalısınız. Ben Golden Rose marka siyah simli eyeliner ile bu işlemi yaptım.
Uygulamanın sonunda ,kuyruğu iyice keskin yapayım derseniz,bir concealer fırçası ile kuyruğu mükemmel keskinlikte olacak şekilde düzeltebilirsiniz. Sanırım benim bu konuda bir video çekmem lazım,çünkü eyeliner sürmek hem çok zevkli,hem çoook çeşitli yöntemler var,ve ne kadar çok deneme yaparsanız o kadar çok başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. İnanın dünyanın en iyi make up artistleri bile, bu işi her zaman mükemmel bir şekilde yapamazlar, o günkü ruh haliniz ve elinizin titremesi bile çok önemli etkenler.
Uyguladığım yöntemi adım adım fotoğraflayamadım maalesef..İşin kolayına kaçtığımı düşünmeyin,sadece ilk seferde bu uygulamayı bu kadar güzel yapabileceğimi düşünmediğim için adım adım resim çekmedim, ama benim uygulamamın sonuç resmini zaten paylaşıyorum:) Daha fazlasını instagramda da görebilirsiniz.
@pinarsastyle
Sevgiyle kalın, makyajınız bol olsun:)
Pınar
Bugün The Brushh markasının internet sitesinden satın aldığım eyeliner fırçası ve Maybelline jel eyeliner ile yaptığım makyaj uygulamasından bahsetmek istiyorum. Biraz eyeliner takıntılı mıyım,evet sanırım öyleyim:))
Normalde eyeliner uygulamasını kalem eyeliner ya da dipliner ile yapmama rağmen,acaba fırça ile de ne kadar başarılı olabilirim diye araştırmalarımı yaparken,Türkiye'ye yeni gelen The Brushh (www.thebrushh.com) markasının eyeliner fırçasına denk geldim. İnternet sitelerinin dizaynını yapan Kaleydoskop (www.kaleydoskop.com.tr) firmasının sahibi arkadaşım Elif Oktav Erdemli @eoelif sayesinde kendilerinden haberim oldu. Sevgili Elifçiğim ancak çok inandığı ve sevdiği markalarla çalışır biliyorum,o nedenle güvenle fırçamı sipariş verdim. Yalnız bunda en önemli etken,canım arkadaşımın haricinde, markanın #crueltyfree ve #vegan fırçalar üretiyor olması,yani hiçbir şekilde ürünlerinde hayvanlardan faydalanılmıyor ve ürünler hayvanlar üzerinde test de edilmiyor.
Çok nazik site yönetimi, aynen sitelerinde duyurdukları gibi ilk sipariş veren 10 kişiye seyahat boyu pudra fırçası hediyesi taahhütlerini de yerine getirip,bir de hediye fırça göndermişler.
Gelelim makyaja. Fırçamın ucu çok ince ve sentetik kıllardan oluşuyor,diğer eyeliner fırçaları gibi,fakat benim gördüğüm en önemli farklardan biri,fırçanın tahta kısmının uzunluğu ve kalınlığının benim elime ve eyeliner çekme açıma göre çok optimum ölçülerde olması. Yani ben çok kullanıcı dostu bir ürün aldığım kanısındayım,umarım kullandıkça bu fikrim değişmez, şimdilik...fingers crossed:)Ürün uygulamasına, gözümün tam kirpik dibinden ve gözümün ortasından başladım ve küçük küçük yanyana çizgiler atarak önce bana kılavuz olacak ana göz çizgimi oluşturdum. Bu ,benim üzerinde gelip gideceğim, düzelteceğim ana çizgim olmuş oldu.Sonra fırçamın ucunda kalanla (tekrar fırçaya ürün yüklemeye bu aşamada gerek yok çünkü kuyruğa geçiyoruz),gözümün kenarından,elimin açısını ayarlayarak hızlıca tek seferde kuyruk çizgimin ana hattını çektim.(göz kenarından dışa doğru) Sonra ise,şu meşhur üçgeni oluşturma ve arada kalan bölgeyi doldurma işlemine sıra geliyor ki,işte bu kritik anda bu fırçayı çok sevdim,çünkü o küçücük üçgeni hiçbir taşırma yapmadan doldurdu...Sonra çizginin üzerinde gidip gelerek istediğim kalınlıkta eyeliner çizgimi oluşturdum. Tam bu aşamada, eğer çizginizde ufak tefek pürüzler varsa,bir ince uçlu eyeliner fırça ya da dipliner ile çizginizde düzeltmeler yapabilirsiniz. Eğer benim gibi mümkün olduğunca temiz ve düz bir çizgi çekmeyi seviyorsanız,bu işlemi mutlaka yapmalısınız. Ben Golden Rose marka siyah simli eyeliner ile bu işlemi yaptım.
Uygulamanın sonunda ,kuyruğu iyice keskin yapayım derseniz,bir concealer fırçası ile kuyruğu mükemmel keskinlikte olacak şekilde düzeltebilirsiniz. Sanırım benim bu konuda bir video çekmem lazım,çünkü eyeliner sürmek hem çok zevkli,hem çoook çeşitli yöntemler var,ve ne kadar çok deneme yaparsanız o kadar çok başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. İnanın dünyanın en iyi make up artistleri bile, bu işi her zaman mükemmel bir şekilde yapamazlar, o günkü ruh haliniz ve elinizin titremesi bile çok önemli etkenler.
Uyguladığım yöntemi adım adım fotoğraflayamadım maalesef..İşin kolayına kaçtığımı düşünmeyin,sadece ilk seferde bu uygulamayı bu kadar güzel yapabileceğimi düşünmediğim için adım adım resim çekmedim, ama benim uygulamamın sonuç resmini zaten paylaşıyorum:) Daha fazlasını instagramda da görebilirsiniz.
@pinarsastyle
Sevgiyle kalın, makyajınız bol olsun:)
Pınar
Etiketler:
eyeliner,
eyeliner brush,
eyeliner fırça,
gel eyeliner,
golden rose,
kusursuz eyeliner,
make up,
make up brush,
makyaj,
makyaj fırçası,
maybelline,
perfect eyeliner,
thebrushh
27 Ocak 2016 Çarşamba
Loreal Paris Extraordinary Face Oil ürün incelemesi
Merhaba bloğuma hoşgeldiniz.
Bu üründen ilk yazımda dolaylı olarak bahsetmiştim,ancak farklı şekillerde kullanımından dolayı ve çok severek kullandığım için,sadece buna özel ayrı bir yazı yazmak istedim.
Ürün beni ilk olarak harika kokusuyla cezbetti diyebilirim,yüzünüze 1-2 damla sürdüğünüzde bile yumuşacık yapan ve harika kokan bu ürünü, ben 2 şekilde kullanmayı sevdim.
1- Akşamları temizlenmiş ve nemlendirilmiş cildime, sol yanağıma 1 damla,sağ yanağıma 1 damla koyarak ve oradan da tüm yüzüme yayarak kullanıyorum,bu 2 damlalık kullanım tüm yüze yetiyor çünkü oldukça yoğun bir ürün. Ancak cilt tarafından da hızla emiliyor.Benim karmadan yağlıya dönük bir cildim olduğu halde ekstra bir yağlanma ya da parlama yapmadığı gibi cildi çok güzel ve yumuşacık yapıyor,ancak kesinlikle fazla kullanmamalısınız,ben ilk kullanımda kokuya kanıp resmen her yerime boca ettim ve ertesi gün bile parlamaya devam ettim,yani dikkat. Ancak belki kuru ciltlerde daha fazla kullanmakta sakınca olmaz,denemek lazım,dediğim gibi karma/yağlı cilt için 2 damla fazla fazla yeter. Ufak bir ayrıntı:ben nemlendirici üstüne her akşam uygulamıyorum,gün aşırı kullanmak bana yetiyor.
2- Yabancı you tube videolarında sıkça gördüğümüz fondotene serum katma,nemlendirici kremle fondoteni karıştırma gibi aksiyonlara şimdiye kadar çok fazla bulaşmamıştım, ancak sanırım yine kokusundan olacak ki :) sabah makyajımı uygularken fondotenime 1 damlaya yakın bu üründen ekledim ve yüzümde harikalar yarattı. Hem fondotenimi çok güzel inceltti,yani tam kıvamında bir seviyeye getirdi, çünkü yüzümde maske etkisi yaratan çok kalın yapılı fondotenler kullanmayı sevmiyorum, hem de fondoteni bu ürünle karıştırınca,nedendir bilemiyorum ancak hiçbir şekilde pudra uygulaması yapmaya gerek kalmadı ve fondotenim gün içinde hiç ama hiç parlama ya da akma yapmadı,yani bir nevi fondoteni yüzüme mıhladı,sabitledi diyebilirim..Ben normal ciltler için olanını Gratis indiriminden yanılmıyorsam 17TL'ye almıştım, oldukça az kullanılan bir ürün olduğu için çok uzun süre gideceğine de eminim.
Resimde gördüğünüz üzere, ben bu ürüne BAYILDIM:) ve iyi ki de almışım.Şiddetle tavsiye ederim.
Yakında kremini de alıp denemek istiyorum. Sizler peki kullandınızsa neler düşündünüz, paylaşır mısınız?
Sevgiler, makyajınız bol olsun:)
Bu üründen ilk yazımda dolaylı olarak bahsetmiştim,ancak farklı şekillerde kullanımından dolayı ve çok severek kullandığım için,sadece buna özel ayrı bir yazı yazmak istedim.
Ürün beni ilk olarak harika kokusuyla cezbetti diyebilirim,yüzünüze 1-2 damla sürdüğünüzde bile yumuşacık yapan ve harika kokan bu ürünü, ben 2 şekilde kullanmayı sevdim.
1- Akşamları temizlenmiş ve nemlendirilmiş cildime, sol yanağıma 1 damla,sağ yanağıma 1 damla koyarak ve oradan da tüm yüzüme yayarak kullanıyorum,bu 2 damlalık kullanım tüm yüze yetiyor çünkü oldukça yoğun bir ürün. Ancak cilt tarafından da hızla emiliyor.Benim karmadan yağlıya dönük bir cildim olduğu halde ekstra bir yağlanma ya da parlama yapmadığı gibi cildi çok güzel ve yumuşacık yapıyor,ancak kesinlikle fazla kullanmamalısınız,ben ilk kullanımda kokuya kanıp resmen her yerime boca ettim ve ertesi gün bile parlamaya devam ettim,yani dikkat. Ancak belki kuru ciltlerde daha fazla kullanmakta sakınca olmaz,denemek lazım,dediğim gibi karma/yağlı cilt için 2 damla fazla fazla yeter. Ufak bir ayrıntı:ben nemlendirici üstüne her akşam uygulamıyorum,gün aşırı kullanmak bana yetiyor.
2- Yabancı you tube videolarında sıkça gördüğümüz fondotene serum katma,nemlendirici kremle fondoteni karıştırma gibi aksiyonlara şimdiye kadar çok fazla bulaşmamıştım, ancak sanırım yine kokusundan olacak ki :) sabah makyajımı uygularken fondotenime 1 damlaya yakın bu üründen ekledim ve yüzümde harikalar yarattı. Hem fondotenimi çok güzel inceltti,yani tam kıvamında bir seviyeye getirdi, çünkü yüzümde maske etkisi yaratan çok kalın yapılı fondotenler kullanmayı sevmiyorum, hem de fondoteni bu ürünle karıştırınca,nedendir bilemiyorum ancak hiçbir şekilde pudra uygulaması yapmaya gerek kalmadı ve fondotenim gün içinde hiç ama hiç parlama ya da akma yapmadı,yani bir nevi fondoteni yüzüme mıhladı,sabitledi diyebilirim..Ben normal ciltler için olanını Gratis indiriminden yanılmıyorsam 17TL'ye almıştım, oldukça az kullanılan bir ürün olduğu için çok uzun süre gideceğine de eminim.
Resimde gördüğünüz üzere, ben bu ürüne BAYILDIM:) ve iyi ki de almışım.Şiddetle tavsiye ederim.
Yakında kremini de alıp denemek istiyorum. Sizler peki kullandınızsa neler düşündünüz, paylaşır mısınız?
Sevgiler, makyajınız bol olsun:)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







